Bebeğinizle İlk Tatil

Yaz aylarında havanın ısınması ile birlikte bebeğin giyiminden yiyeceklerine kadar bazı konular özel bir dikkat gerektirir. Bebekler sıcak havada daha çok terlediklerinden sıvı alımı artırılmalıdır. Çok küçük bebeklere, emzirme veya mama aralarında su verilmelidir. Taze meyve suları da verilebilir ancak kola ve meyveli gazoz gibi şekerle tatlandırılmış içecekler tercih edilmemelidir. Çünkü bu içecekler bebeğin susuzluğunu daha da artırır. Bebeklerin yiyeceklerine ayrıca tuz ilavesine gerek yoktur. Sıcak havalarda bebek önce biraz serinletilip, sonra beslenmelidir.

Sıcak havalarda bebeğin giyimi de farklı olmalıdır. Bebeklerin daha çok üşüdükleri düşünülerek büyüklerden daha kalın giydirilmeleri gerekmez. Bu isilik olmasına veya vücut ısısında aşırı artış nedeniyle sıcak çarpmasına neden olabilir. Yazın bebekler için hafif, bolca ve açık renkli giysiler seçilmelidir. Giysilerin kumaşı teri emici özellikte olmalı, terden ıslanan elbise hemen değiştirilmelidir. Eğer evde aşırı sıcak nedeniyle klima kullanılacaksa bu doğrudan bebek üzerine üflememeli, oda ısısı 22 derecenin altına düşürülmemelidir. Gece uyurken ince bir pike yeterlidir. Ancak evde klima çalışıyorsa pike yerine ince bir yorgan tercih edilmelidir.

Bebeklerin vücut ısısını düzenleyen merkezleri henüz tam gelişmediği için bebekler aşırı sıcağa karşı özellikle hassastır ve kolaylıkla “sıcak çarpması” olabilir. Eğer cildi sıcak ve kuruysa, ateşi çok yüksekse, ishal, huzursuzluk veya uyuklama hali varsa veya bir anda şuur kaybı ve havale gelişmişse bebeğin acilen doktor tarafından görülmesi gerekir.

 

Dikkat edilmesi gerekenler

• Sıcak havalarda bebek park edilmiş arabada bırakılmamalıdır.

• Bebeğin vücudu sıcakken battaniyeye sarılmamalı, tersine serinletilmelidir.

• Bebek direkt güneş ışığından korunmalıdır.

• Taşıyıcı içinde uzun süre bırakılmamalı, aşırı ısınması önlenmelidir.

• Sıcak havada sıvı alımı artırılmalıdır.

• Güneşin en etkili ve şiddetli olduğu saatler 10:00 – 15:00 arasıdır; bebek bu saatlerde dolaştırılmamalıdır.

• Vücut ıslakken ultraviyole ışınları daha etkili olduğundan bebeğin vücudu güneşten koruyucu kremlerle korunmalıdır.

• Bebek güneş şemsiyesi altında veya ağaç gölgesinde olsa bile tam korunmuş olmayacağından ekstra önlem alınmalıdır.

• Bebeği güneşten korumak için kullanılan koruyucu kremler, hassas ciltli olanlarda 30 faktörlü veya daha fazla olmalıdır. Koruyucu krem seçilirken ayrıca hem kısa (UVB) hem de uzun (UVA) ultraviyole ışınlarını süzüyor olmasına dikkat edilmelidir. Koruyucu krem güneşe çıkmadan 15-30 dakika önce sürülmelidir.

• Açık renk gözlü ve açık renk saçlı bebeklerin güneşe daha hassas olduğu unutulmamalıdır.

• Vücudun güneşe en hassas kısımları burun, dudaklar ve kulaklardır; bu bölgelere özel önem verilmelidir.

• Güneşe çıkarken tüm bebeklere gözleri ve yüzü koruyan siperlikli şapka giydirilmelidir.

 

Bebek ve yüzme

• Bir bebek tam olarak baş kontrolünü kazanmadan havuza veya denize sokulmamalıdır. Bebek rahatlıkla başını 90 derece kaldırabilmelidir. Birçok insanın girdiği, yüzdüğü havuzlara çok erken giren bebeklerde ishal, orta kulak iltihabı ve cilt sorunları görülebilir.

• 6 aydan küçük bir bebek 29-30 derecenin altındaki suya sokulmamalıdır. Eğer bebek denize sokulacaksa suda kalacağı süre her gün yavaş yavaş arttırılmak koşuluyla bir seans için 30 dakikaya çıkarılabilir.

• Bebek havuza sokulacaksa su klorlanmalı ve temizlenmelidir.

• Bebek asla suda yalnız bırakılmamalıdır. Can simidi veya deniz yatağına bırakılmış olsa bile bebeğin yanından bir saniye bile ayrılınmamalıdır.

• Bebeğin yüzü suya sokulmamalıdır. Bebekler refleks olarak su yutacaklarından bu su zehirlenmesine neden olabilir.

• Korkan çocuk suya girmesi için zorlanmamalıdır.

• Ortakulak iltihaplı çocuklar tedavi altındayken kesinlikle havuza sokulmamalıdırlar.

 

Çocuk ve güneş

New York Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre çocuklar 18 yaşına gelene kadar yaşam boyu maruz kaldıkları güneş ışınlarının % 80’ini almış oluyorlar. Bebeklerde olduğu gibi çocukların da güneşten korunması gerekiyor. Ancak çocuğunuz 2 yaşın altındaysa, antibiyotik alıyorsa ve beyaz tenli, açık renk saçlı ve açık renk gözlü ise bebekliğinde olduğu gibi dikkatli davranmaya devam etmelisiniz.

• Çocuklukta yapılan her şey ileriki yaşlarda sağlığın temelini oluşturur. Yanık deri üzerinde su toplayacak kadar güneş ışığına maruz kalmış bir çocuğun ileri yaşlarda cilt kanserine yakalanma ihtimali daha yüksek olacaktır.

• Kimi güzellik kimi de sağlıklı görünmek için “yanık” bir teni tercih eder. Oysa cildinizi bir et parçası gibi gördüğünüzde, onu kızartıp, kararttıkça pişirdiğinizi düşünebilirsiniz. Göze güzel görünen bu renk değiştirme aslında cildin zedelenmeye karşı verdiği bir tepkidir. Çocuğunuzda güzel görünme kavramı geliştiği andan itibaren yanık tenin hiç de sağlıklı olmadığını anlatın. 10:00 – 15:00 saatleri arası güneşe çıkmama kuralına bebeklikten sonra da devam edin.

• Koruyucu güneş kremi tek başına yeterli olmamaktadır. Çocuğunuzun hatta bebeğinizin gözlerini de korumak için güneş gözlüğüne ihtiyaç vardır. Göze fazla gelen güneş ışını ileri yaşlarda katarakt olma riskini artırır. Ancak çocuğunuz gözlük takmamakta direnirse geniş kenarlı bir şapka da koruyucu işlevi görecektir.

• Güneş kremlerinin üzerinde yazan “suya dayanıklı” ifadesine aldanmayın. Güneş altında olduğunuz sürece siz yine de kremi iki saatte bir yenileyin.

• Güneş altında oynayan çocuğunuzun giydiği tişörtün dokusunun yeterince sıkı olduğundan emin olun. Eğer tişörtün altından parmaklarınızı görüyorsanız bu giysi çocuğunuza yeterli korumayı sağlamayacaktır.

Etiketler:

Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz