Riskli Gebelikler Sonucu Riskli Bebekler

Yüksek tansiyon: Gebeliklerin %5-10’unda görülür. Tansiyon yüksekliği ya daha önceden vardır ya da gebelik sırasında ortaya çıkabilir. Eğer tansiyon değeri çok yüksekse, kontrolsüzse ve gebeliğin çok erken dönemlerinde ortaya çıkmışsa, bebek anne karnında ciddi olarak etkilenebilir. Yeterli oksijen alamaz, yeterince gelişip büyüyemez, hatta ölü doğabilir. Eğer bebek doğarsa, kanında koyulaşma (polisitemi), trombosit denilen pıhtılaşmayı sağlayan hücrelerde azalma ve yenidoğan enfeksiyonlarına eğilim olabilir. Bebek erken doğarsa akciğerlerinde yetmezlik bulguları görülebilir. Ağır vakalarda zihinsel gerilik olabilir.

Şeker hastalığı (diyabet): Gebelerin %3-8’inde büyük oranda geçici diyabet tablosu oluşur. Buna “gebelik diyabeti” denir. Eğer ilk 6-8 haftada gebenin yüksek kan şekeri kontrol altına alınmazsa, bu tablo doğumsal bazı anormalliklere neden olabilir. Bu anormallikler, sinir sistemi, kalp-dolaşım sistemi, böbrekler ve omurilikle ilgilidir. Eğer annenin, gebelik sırasında diyabetle ilgili sorunu var, baba da şeker hastası ise, babanın bu problemi görülebilecek organ risklerini artırmaz.
Gebelik diyabeti olan annelerin bebekleri iri doğar. Bu bebeklerde erken doğum sorunu olabilir, doğumdan sonra kan şekerleri düşebilir, tedavi gerektirebilir. Diyabetik gebelerde 38. haftadan önce doğum tercih edilir. Bu bebeklerde kan şekeri düşüklüğü yanı sıra sarılık, kalsiyum düşüklüğü ve kanda yoğunlaşma diğer riskli durumlardır.

Tiroid hastalıkları: Bebeğin tiroid bezi gebeliğin 20. haftasında çalışmaya başlar. Annenin kullandığı antitiroid ilaçlar, iyot ve radyoaktif iyot, anne karnındaki bebeğe geçip onun tiroid fonksiyonlarını etkiler. Gebelik sırasında annenin tiroidi fazla çalışıyorsa (hipertiroidi), erken doğum, ölü doğum, bebeğin hızlı kalp atışı, gelişme geriliği gibi durumlar ortaya çıkabilir. Annesi hipertiroidi ilacı kullanan bebeklerin çoğu doğumda normal olup, ilacın etkisi günler içinde kaybolduğunda hipertiroidi bulguları ve kalp yetmezliği, tansiyon yüksekliği, guatr, gözlerde dışarı fırlama (egzoftalmus), kafa kemiklerinin arasındaki sütürlerin erken kapanması ve nörolojik sorunlar gösterebilir. Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi)  genellikle gebelikte sorun olmaz.

Böbrek hastalıkları: Gebe kadındaki böbrek hastalığı uzun süreden beri varsa gebelik olumsuz etkilenir, doğuma kadar annenin böbrekleri tamamen yetmezliğe girebilir. Hipertansiyonun kontrolü çok önemlidir. Eğer böbrek yetmezliği kriterlerinden olan kan kreatinin düzeyi 1,5 mg/dl’nin üstünde ve hipertansiyon da varsa, bu kötü sona işarettir. Hemodiyaliz hastalarının hemen hemen yarısı bebeklerini kaybeder. Ayaktan periton diyalizi bu hastalarda daha az risklidir.

Epilepsi (sara hastalığı): Her 1000 gebeliğin 3-6’sında epilepsi söz konusudur. Bu hastaların yarısında nöbet sıklığı değişmez, %40’ında artış, ’unda azalış olur. Eğer gebelik sırasında sara nöbeti olursa bu bebek için tehlike yaratır, bu nedenle tedaviye devam edilmelidir. Ancak epilepsi için kullanılan ilaçların çoğunun bebek için zararlı olabileceği bilinmeli, bazılarını ilk 3 ayda kullanmaktan kaçınmalıdır.

BEBEKLE İLGİLİ RİSKİ DÜŞÜNDÜREN BULGULAR

Anne karnında büyüme geriliği: Anneye, plasentaya veya bebeğe ait nedenlerle gebelik sırasında büyüme kısıtlanabilir. Annenin doğum öncesi ölçüleri, gebelikteki kilo artışı, beslenmesi, sigara veya içki içmesi, yaşadığı yerin yüksekliği anneyle ilgili en sık etkili olan faktörlerdir. Plasentayı ilgilendiren durumlarsa, annenin vasküler hastalıkları, hipertansiyon, plasenta anomalileri gibi durumlardır. Bebeğin kromozom anomalileri, genetik problemler ve anne karnında geçirilen bazı enfeksiyonlar da bebeğin büyümesini engelleyen durumlardır.
Rahim içinde bebek ölümleri, erken – prematüre doğumlar, bebeğin gerek anne karnında gerekse doğum sırasında oksijensiz kalması da risk getiren durumlardır. Bebek ne kadar küçükse kan şekerinde düşme ve vücudun üşüme riski o kadar fazladır. Erken doğumlar sonucu yeterli bağışıklık sistemi oluşmayabilir.

Sinir sistemine ait patolojiler: Sinir sistemine ait defektler erken dönemde bazı biokimyasal testler ile saptanabilirse de son yıllarda USG çok daha net bilgi sağlamaktadır. Gebeliğin erken döneminde saptanan omurilik ve beyinle ilgili anomalilerde gebeliğin sonlandırılması hem aile, hem de çocuk için en sağlıklı çözümdür.
Beyin – omurilik sıvısının patalojik oranda artmasına hidrosefali denir. 0,5-2,5 /1000 sıklıkla bulunabilir. Kromozom anomalilerinden enfeksiyonlara kadar uzanan birçok neden hidrosefaliye yol açabilir. Seçilmiş vakalarda anne rahminde tedavi denenebilir.

Böbrek bozuklukları: Böbreğin toplayıcı sisteminde genişleme anne rahminde en sık rastlanan böbrek anomalisidir. Tüm gebeliklerde %1 oranında bulunurken cerrahi açıdan önemli olanlarının oranı 1/500’dür.
Anne rahminde müdahale sadece fetüsün hayatını tehdit eden bir durum var ise söz konusu olabilir. Doğum sonrası, çocuk nefroloji ve üroloji ekipleri bebeği birlikte değerlendirmelidir.

Amnion sıvısı miktarında değişiklikler: Polihidramniyoz, amnion sıvısının 2000 ml’nin üzerinde olmasıdır. Mide-bağırsak sistemi tıkanıklıkları, sinir sistemi anomalileri gibi durumlarda olabilir. Yutmayı bozan trizomi 13-18 gibi kromozomol sendromlar yanında kas hastalıkları da polihidramniyoz nedeni olabilirler. Tüm bunlar yoksa toxoplazma, CMV gibi enfeksiyon hastalıkları, diyabet ve Rh uyuşmazlığı araştırılmalıdır.
Oligohidromniyoz ise amnion sıvısının 400 ml’den az olmasıdır. Tüm gebelik süresince zarların yırtılmasıyla ilişkili olabilirken, böbrek hastalıklarına bağlı olarak ilk yarıda görülebilir. İkinci trimester oligohidromniyonlarında zarlar sağlam ise sorun fetal kaynaklı demektir ve %80 anomali veya kayıp söz konusudur.

Çoğul gebelik: Son yıllarda yardımcı üreme teknikleri nedeni ile daha sık rastlanmaktadır. Çoğul gebeliklerde, tekli gebeliklere göre mortalite, morbidite anomaliler daha sık görülür. Bu gebeliklerde prematürelik (%20-50), gelişme geriliği (%45-70) ve hipertansiyon da (%35) sıktır.

EMR (Gebelik zarlarının erken yırtılması): Tüm erken doğumların üçte birinde zarların erken yırtılması söz konusudur. En sık sorunlar prematürelik ve enfeksiyon ile ilişkilidir.
Annede ateş, çarpıntı, rahim hassasiyeti, amnion sıvısının kirli rengi ve kokusu enfeksiyonu düşündürür. EMR’de yaklaşım vakaya göre yapılır. Term EMR’de süre kısa ise (18-24 saatin altında) risk çok azdır, bir şey yapmak gerekmez. Term uzamış EMR’de enfeksiyon kriterleri var ise antibiyotik verilir.

Hidrops: Vücut boşluklarında (batın, göğüs) veya periferde (ödem) anormal fazla miktarda sıvı birikmesine denir. %6-10’undan hemotolojik nedenler sorumludur. Diğer nedenlerden başlıcaları ise kromozom anomalileri, kardiyovasküler enfeksiyon ve ikizlikle ilgilidir.
Hidropik doğan bebeklerin %40-50’si yaşayabilir. Yenidoğan dönemini atlatan hidropik bebeklerin prognozu, altta kromozomal bir hastalık yatmıyor ise kötü değildir.

Etiketler:

Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz