Yenidoğanın Sünneti

Sünnet bugün dünyada en çok yapılan operasyondur. Dünyada erkeklerin %20’si sünnetlidir. Sünnetin yapılmasında 3 önemli neden vardır:

  • Dinsel ve geleneksel gerekçeler
  • Sünnetin estetik bir işlem olması (Bu nokta kişilere ve beğenilere göre tartışmaya açık bir konudur)
  • Sünnetin getirdiği sağlıkla ilgili avantajlar

 

Erken yaşta yapılan sünnet, erkek çocuklarda üriner enfeksiyon oranını önemli oranda düşürmektedir. Akut piyelo nefrit (böbrek parankim enfeksiyonu) geçiren erkek bebeklerin

%95’inin sünnetsiz olduğu araştırmalarda görülmüştür. Yine diğer bir çalışmada doğumdan sonraki ilk birkaç ayda görülen üriner enfeksiyonun sünnetsiz erkek çocuklarda, kızlara göre belirgin oranda yüksek olduğu gösterilmiştir. Bu durum sünnet derisinde (prepusyum) mikrobik çoğalmanın daha fazla olması ile izah edilmiştir. Sünnetli erkek bebeklerde, idrar yolu enfeksiyonu, sünnetsiz erkek bebeklere göre yaklaşık 10 misli azalmaktadır. Sonuç olarak yenidoğan döneminde yapılan sünnetin erkek bebeklerde idrar yolu enfeksiyon riskini belirgin olarak azalttığı gösterilmiştir.

 

Sünnet ayrıca çocukluk yaş grubunda gelişebilecek sünnet derisinin yapışıklığı, enfeksiyonu ve şişmesi gibi muhtemel problemleri de önleyebilmektedir. Toplumumuzda sünnet derisinin geriye çekilerek penis başının temizlenmesi sık yapılmaktadır. Bu bölgede yapışma, şişme, enfeksiyon gibi durumlar genellikle bu nedenle oluşmaktadır. Çocuklarda sünnet derisi ile ilgili sorunlar genellikle ergenlik çağına doğru artış göstermektedir. Sünnet yapılırsa bu bölgeye özel bakım yapılması ve özel hijyenik tedbirlerin alınması gerekmez.

 

Sünnetin sağladığı önemli avantajlar vardır. Sünnet derisinin ortadan kaldırılması ile cinsel yolla geçen hastalıkların bulaşma riski belirgin olarak azalmaktadır. Cinsel yolla bulaşan virüslerle ilgisi nedeniyle sünnetli erkeklerin eşlerinde de serviks (rahim ağzı kanseri) gelişme oranı belirgin olarak düşmektedir. Sünnetli erkeklerde penis kanseri gelişme riski de hemen hemen tamamen yok olmaktadır.

 

Türkiye’de sünnet yapılmasının nedeni tamamen geleneksel ve dinsel gerekçelere bağlıdır. Sünnetin getireceği sağlık avantajları ikinci planda kalmaktadır. Ülkemizde sünnet geleneksel olarak çocukların bilinçlenmeye başlamasından sonra, okul çağında yapılmaktadır. Toplumumuzda sünnetin, erkek çocuğun ve ailesinin hayatında önemli yeri vardır. Birçok Türk ailesi, dostları ile birlikte sosyal statülerine göre sünnet olayını yaşamaktan ayrı bir mutluluk duymakta ve kutlama yapmaktadır. Geleneklerin bu derecede ağırlıkta olduğu bir toplumda yenidoğan döneminde yapılan sünnetin sağladığı avantajlar genellikle daha geri planda düşünülmektedir.

 

Din ve kültür yapısı açısından birbirine benzer toplumlarda sünnet uygulanma sıklığı farklılıklar gösterebilir. Çok farklı geleneksel ve dinsel yapısı olan toplumlarda bile artık erken sünnet sağlık açısından önerilmektedir. Amerika’da yeni doğan bebeklerde sünnet oranı

%60 civarındadır ve halen yenidoğan sünneti en az aşılar kadar koruyucu hekimlik amaçlarına uygun önemli bir uygulama olarak görülmektedir.

 

Yenidoğan döneminde yapılan sünnet basit bir işlemdir. Estetik olarak daha iyi sonuç alınmaktadır. Bebek daha anne hastaneden taburcu edilmeden önce sünnet edilmektedir. Bu durum, çocuğu gelecekteki muhtemel bir cerrahi işlem ve anesteziden kurtarıcı olabilmektedir. Ayrıca ileriki yaşlarda yapılan sünnet çocukta psikolojik travma yaratabilir. Türkiye’de çocukların en sıklıkla sünnet edildiği yaşlar 3-7 yaş arasıdır. Bu dönem çocuğun cinsel organının kafasında özel bir anlam ve önem kazandığı yaşlardır. Yapılan çalışmalar bu yaşlarda sünnet yapıldığında erkek çocukta bir iğdişlik karmaşasının doğabileceğini (kastrasyon kompleksi) belirtmektedir. Bu da çocuğun ruh sağlığı üzerinde ciddi etkiler yaratabilir.

 

Her cerrahi işlemde bir risk olmasına rağmen, herhangi bir sağlık sorunu ve kanama ile ilgili bir problemi olmayan bir bebekte sünnetle gelebilecek risk hemen hemen hiç yoktur.

 

Ancak sünnet her ne kadar basit bir işlem olarak görülse de bu işlem, bu konuda ilgili eğitimi almış ve temel cerrahi prensiplerini bilen deneyimli hekimler ile yardımcı sağlık personeli tarafından uygulanmalıdır. Sünnet yapılırken hiçbir temel cerrahi prensipten ödün verilmemelidir.

 

Ülkemizde yenidoğan sünnetini yapanlar genellikle çocuk cerrahları ve ürologlardır. Bazen bu konuda deneyimli kadın doğum uzmanları da yenidoğan sünneti yapmaktadırlar.

 

Yenidoğan döneminde sünnet olan bir bebeğin ileriki yaşta sünnet kutlamasını yaşamaması ve buna özlem duyması, yenidoğan sünnetinin getirebileceği sosyal bir dezavantaj olarak kabul edilebilir. Ancak buna rağmen getireceği olumlu sağlık avantajları nedeniyle, yenidoğan sünneti genel olarak olumlu yaklaşılan bir konudur.

 

Sonuçta, bizim toplumumuzda sünnet, dini ve kültürel nedenlerle her erkek çocuğun hayatında yaşanması gereken bir girişimdir. Sağlık yönü ile ele alındığında yenidoğan sünnetinin ileriki yaşlarda yapılan sünnete göre daha avantajlı olduğu kabul edilmektedir. Bir çocuk sünnet olacaksa en ideal yaş olarak yenidoğan dönemi kabul görmektedir. Ancak aile geleneklere uyarak, sünnet olayını törenlerle kutlamak istiyorsa buna da saygı duymak gerekir. Doktor, yenidoğan döneminde konuyu aileyle detaylı olarak tartışmalı ve aileyi en iyi ve doğru biçimde bilgilendirmelidir.

 

Etiketler:

Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz